Buyurun, ne işlem yapacaksınız? Yaşlı kadın, titreyen elleriyle çantasını açtı, cüzdanını çıkardı. Cüzdanda biraz buruşmuş bir defter ve birkaç eski banka fişi vardı.
Emekli maaşımı çekmek istiyorum evladım. Kasiyer, kadının getirdiği eski cüzdanı görünce dudak büktü. Teyze, bu defter çok eski. Sistemde görünmeyebilir. İnternetten mobil bankacılığa geçseniz ya artık?
Her şeyi kolayca halledersiniz. Kadın anlamamış gibi baktı. Evladım ben anlamam o işlerden. Elime dokunmadan, gözümle görmeden güvenemem ben.
Kasiyer içini çekti. Hafiften küçümseyen bir ses tonuyla devam etti: Ama teknoloji çağındayız. Herkes öğreniyor artık.
Sizin de öğrenmeniz lazım. Yaşlı kadın bir an sustu. Sonra gözlerini kasiyerin gözlerine dikti ve şöyle dedi: Evladım, biz bu ülkede karneyle ekmek alınan zamanları gördük. Sobanın başında kardeşlerimle sırayla ısındık. Telefonu, televizyonu bırak, elektriği bile yıllar sonra gördük.Bir gün tenceremizdeki son yemeği komşuyla paylaştık. Komşu açken tok yatılmazdı o zamanlar...
Şimdi ise insanlar dokunmadığına güveniyor ama komşusuna selam vermiyor. Teknoloji güzeldir ama insanlık olmadıktan sonra o da sadece bir demirdir.
Kasiyer, ne diyeceğini bilemedi. Genç yüzü kızardı. İlk kez o an yaşlı kadının ellerindeki nasırları, gözlerindeki hayat tecrübelerini fark etti.
Kadın işini hallettikten sonra teşekkür edip yavaşça gitti. Arkasından bakan kasiyer ise, o gün bir işlem değil, bir insanlık dersi almıştı.
Yorumlar 0
Görüşünüzü paylaşın, diğer okurların yorumlarına yanıt verin ve saygılı bir tartışmaya katılın.