Meğer dürüst insanların kaderiymiş;
Her döneme göre şekil değiştiren, menfaat için maske takan, İki yüzlü, içi fesat dolu insanlara denk gelmek.
Ben cüzdanımı paylaşırdım, onlar gözümü oymaya çalışırmış. Ben “dertleri derdimdir” deyip sırdaş olurdum, Meğer sırlarını değil, zaaflarımı ezberlemişler.
Onlar için verdiğim mücadele, onların arkamdan çevirdiği oyunlara kurban gitmiş. Bugün dönüp arkama baktığımda görüyorum:
Benim yanımda gibi duranlar, Aslında sadece çıkarlarının yanındaymış. İyiliğimi kullanmışlar, samimiyetimi istismar etmişler. Ve sonra dönüp, nankörce üzerime basıp geçmişler
Ama bilsinlerki: Her kes Tahir Kavri olamaz.
Yüreği temiz, niyeti saf, bedeli ağır bir duruş bu. Bu duruşu taşıyamayanlar, er ya da geç dökülür. Bir insan hem namuslu olup hem de aldanabilir. Ama aldatmak, ancak karakteri bozukların işidir. Ben pişman değilim.
Çünkü ben kendim gibi oldum. Onlar gibi olmamak pahasına, çok şey kaybettim belki ama Onurumu hiç kaybetmedim.
Varsın yalnız kalayım, Varsın dost bildiklerim sırtımı dönsün,
Ben yine de dimdik yürürüm bu hayatta. Çünkü ben çıkar için değil, vicdan için yaşarım.
Yorumlar 0
Görüşünüzü paylaşın, diğer okurların yorumlarına yanıt verin ve saygılı bir tartışmaya katılın.